Çekimler Onaltıncı Gün

28 September 2006

Çekim takviminde sona yaklaşıyoruz. Gündoğumuna dek süren çekimler oldukça yorucu geçiyor. Ancak şimdilik her şey yolunda gidiyor diyebiliriz. Beklenmedik yağmur hariç… Öte yandan müziklerimizi yapacak olan besteci ve aranjör Volkan Topsakal’dan bugün yeni bir demo kaydi tarafimiza ulaştı. Şimdilik sadece, Volkan bizi bambaşka dünyalara taşımaya hazırlanıyor demekle yetinelim…
Onaltıncı gün
Karanlıkta gergin bekleyiş. Her şey yolunda gitmiyor her zaman…
Onaltıncı gün
Burgaz Ada çekimlerinde sık sık yağmur altında çalışmak zorunda kaldık.
Onaltıncı gün
Burgaz Ada Meydanı’nda ekip…
Onaltıncı gün
Gece ışıklandırması hem de geniş mekanlar… Çileli bir iş…
Onaltıncı gün
Neyse ki ışıklar hazırlanırken Fenerbahçe maçını parça parça da olsa izleme şansımız oldu.
Onaltıncı gün
Oktay Kaynarca ve Damla Tokel ile sette mizansen çalışması.
Onaltıncı gün
Sette gergin bekleyiş 2. :-)
Onaltıncı gün
- Aslı’yı bulmalıyız!…
Onaltıncı gün
“Ray” deyip geçmeyin hazırlanması oldukça uzun süren teknik bir iş.
Onaltıncı gün
Gölgeler… “Gerçek… Hayal… Nedir bunlar Aslı?”

Bu yazı Mahkum'dan Haberler konusuyla ilgili.

2 Yorum Yazıldı. Siz de yorum yazın.

  • 1. Talha Çelik  |  02 October 2006 tarihinde yazıldı. 9:43 am

    Volkan Topsakal’dan şöyle mistik, sufistik, gerilim soundtrackler iyi gider.

    Doğu ve Batı karışımı bir şey de Ney kullanmak hoş olur.
    Çantayı kaybettiği mekanda sokaklarda çalınabilecek bir enstrumental veya sözlü bir müzik de güzel gidecektir. Istanbul tarzı olabilir.

    Hipnoz, somut ve soyut olayların birarada cerayan ettiği bir olay olduğu için, dini duyguların şekil aldığı Ney haricinde, vird esnasındaki nefeslerin ahengi de filme yansıtılabilir. Filmi sadece Türk veya Müslüman seyirciller için değil de yabancılar için de ele alıcak olursak. Çantayı bulana kadar sokaklarda gündüz vakti dolaşmaya başladığı zaman Sultanahmetten, Ayasofyadan kareleri, güzel bir ezanla (öğle namazı) sunarsak bu da ilgi çekebilir. Ramazan ortamı eğer filmde sunulmuş ise iftar vakti de bu olayların cereyan edeceği bir zaman olabilir. Bu esnada Aslının kafası iyice karışır, kamera o sırada surround çekim yapar ve ezan okunduğu sırada kafasında birşeyler belirebilir. Çantayı nerede kaybettiği aklına gelebilir. Peki bu çağrışıma sebebiyet veren sadece dini bir olgu değil, çantayı kaybettiği zaman da ezan okunduğu için beyin sektörlerinde barındırdığı resimleri ve verileri bir araya getirip, olayı hatırlamasını sağlayabilir. Filmdeki İstanbul ve Türkiye tanıtımı, kareleri bence çok önemli bir yere sahip.

    Çekimler bitmiş olduğu için bu sadece bir fikir ve yorum. Bu yorumlardan sonra filmi izlemek çok zevkli olacak.

    Ekip fenerbahçeli mi, şimdi olmadı işte :)

    Oktay Kaynarca kafamdaki rolü canlandırmıyor galiba, gerçekten iyice merak etmeye başladım.

    “Aslı’yı bulmalıyız!…” - “We have to find Neo” Matrixe giriş yapmak yerine Aslıyı bulmak için Hipnoza giriş yaptılarsa olay ayrı bir tatlı olur. Ama çıkış için bir telefon bulmaları zor. Tank yerine gemide kalması gereken kişi Dr.Melih olsa gerek. Ama fotoğrafların birinde Melih ve Nevin beraberdi. O zaman Melih’in bir arkadaşı hipnozu yöneticek olabilir. Haydi bakalım “This is just the begining” olsun.

    StatiCam ile ray üzerinde panterde çekilen görüntü arasındaki bariz farklar neler acaba?

    ” Aslı şimdi uyanabilirsin, Gerçek Dünyaya Hoşgeldin”

    Talha Çelik

  • 2. gülümser kantarcı  |  24 October 2006 tarihinde yazıldı. 11:53 pm

    çok ggüzeldi valla

Yorum yazın

Required

Required, hidden

Bazı HTML kodları kullanılabilir:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

Bu yazıyı izle  |  Yorumlara RSS yöntemiyle abonelik


Takvim

September 2006
M T W T F S S
« Aug   Oct »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Son Eklenenler