Çekimler Yedinci Gün

17 September 2006

Mahkum’un yedinci günü çekimleri farklı tekniklerle ve farklı bir mekanda gerçekleştirildi. İşte fotoğrafları…
Altıncı gün
Yönetmen Gökhan Yorgancıgil ve Damla Ekin Tokel video-asist önünde “iş”leri hakkında konuşuyorlar.
Altıncı gün
Görüntü yönetmenimiz Doğan Sarıgüzel ve “Aslı”.
Altıncı gün
Şimdilik bu “karakter” gizli kalsın :-)
Altıncı gün
Süleymaniye semtinde, taş yapılar arasında, “estetik kareler” avlamak için iş başında!
Altıncı gün
www.mahkum.net :-)
Altıncı gün
Işık ekip ve ekipmanı ve en az beş yüz yıllık bir duvar.
Altıncı gün
Kalabalık bir yardımcı oyuncu kadrosu yedinci gün Mahkum setindeydi.
Altıncı gün
Önce ışık vardı…
Altıncı gün
Damla’nın gözünden…
Altıncı gün
Bir başka açı.
Altıncı gün
Başka bir açı.
Altıncı gün
Bir açıklama yapılıyor?
Altıncı gün
Doğru açıyı bulmak…

Bu yazı Mahkum'dan Haberler konusuyla ilgili.

8 Yorum Yazıldı. Siz de yorum yazın.

  • 1. esra kılıç  |  18 September 2006 tarihinde yazıldı. 12:29 pm

    ani efekler olsun,ses efekleri değişik olsun,türk yapımı olduğu pek fazla belli olmasın avrupa kalitesinde olsun.değişik çirkin suratlar istiyorum.kötü adam sürekli ölüp sonrada dirilmesin.esas oğlanla esas kız sevgili olmasın!!!

  • 2. alijan  |  18 September 2006 tarihinde yazıldı. 1:52 pm

    güzel insanlar güzel şeyler yaparlar… ;)
    film güzel olacak inşallah!

  • 3. ali öztürk  |  18 September 2006 tarihinde yazıldı. 1:58 pm

    cok güzel resimler kesin filmde güzel olur

  • 4. ali öztürk  |  18 September 2006 tarihinde yazıldı. 2:00 pm

    bu film herkesin izlemesini tercih ederim ama bi sorum olucak bu film solculuklamı sagcılıklamı

  • 5. Talha Çelik  |  18 September 2006 tarihinde yazıldı. 3:07 pm

    Ve birinci hafta biter, 2.hafta başlar :)

    Ekip dışarı çıkınca biraz daha rahatlamış gibi. Açık havadır, iyi gelir.

    Çantayı alan yaşlı kadın, çantayı polise götürecek düzgün yapıda birine benziyor. Sokaklarda kağıt toplayan yaşlı kadınlardan biri de çantayı bulabilir aslında. Çantayı alıp evine götürüyormuş. Kitapı falan götürüyormuş. Ama işin garibi, yaşlı kadın gariban birine benziyor, yani paraya falan ihtiyacı olmasa iyi olur. Bunun yerine çantadan çıkan diğer eşyaları alıp, kitabın antik olduğunu, değerini bilmeyip. Çöpe atması yani hipnoz esnasında kitap yer değiştirirse heyecan doruğa çıkabilir.

    Süleymaniye Camii seçimi de güzel. Ayasofya olsa daha iyi olabilir gibiydi ama oralar çok kalabalıktır şimdi. İstanbul’un en büyük ve görkemli camii Süleymaniye Camii desek yalan olmaz. Caminin avlusunun etrafını çevreleyen bir çok yapı var. Süleymaniye’nin dış güzelliğini seyredebilmek için kamerayı yapıdan uzakta tutmak gerekir. Galata Kulesi’nden veya Halic’in Galata kesiminden, bu Mimar Sinan & Kanuni yapımı eseri bütün haşmeti ile izleyiciye yansıtabiliriz. Hipnoz’da kişiler sadece gezmekle kalmayabilirler. Hipnoza giriş ve ani değişimlerde kullanılacak efektlerde, Aslı (Aslı’nın Ruhu) bulutlardan yere doğru bir helikopter kamera veya helikopterden çekim (çok hoş bir görüntü) Visual Effect ile gelebilir. Tabii görüntü Aslının gözünden olması lazım, aksi taktirde Super’wo’man tarzı bir görüntü oluşur, o da izleyiciyi güldürebilir.

    Ezan ve Camii içi görüntü de fena sayılmaz ama senaryoya göre kamerayı camii içinde dolaştırmak için ya Ezan sesine backgroun olarak verilebilir, ya da yaşlı kadın dindar biri ise camiye girerse Aslı da camiye girebilir. Hazır kafasında takke var. Başörtüsüne de gerek de kalmaz. tabii sonra tartışma falan çıkmasın. Haberlerde Aslı (Kadın) camiye başı açık girdi falan diye. Bu satırları yazarken Şeytanın Avukatında Charlize Theron’un kilisedeki sahnesi aklıma geldi. Hayırdır inşallah! :)

    mahkum.net için alınan klaket kadrajı güzel olmuş, bu resme bakınca Damla’yı Once Upon A Time in Istanbul (Mexico) ‘da yeni Salma Hayek olabilir. :)

    Cami kenarındaki yardımcı oyuncular, filmde gösterilecek olan İstanbul ve Türkiye görüntüsü için çok önemli. Yaşlı, genç, sakallı, sakalsız, takım elbiseli çantalı, spor, pardüseli, çarşaflı, etekli, başörtülü vs. giyen farklı tipteki insanlar o karede gözükebilir.

    Türkiyedeki bu ahlaklı, seviyeli, sevgi ve hoşgörülü insanların uyumu orada yansıtılabilir.

    Gündüz vakti, açık havada ışık kullanmak güzel oluyor :) Sinema budur işte. “Yaşlı amcalar, teyzeler gündüz vakti ışıkları açık unutmuşunuz derler diye”

    , Doğan Sarıgüzel kamerayı ayarlerken, Aslı’yı bir cyborg gibi düşündüm. Gözden çekimler filme ayrı bir tat katıp, izleyici filmin içine iyice çeker, filmin bir çok sahnesi Damlanın gözünden olacak galiba çünkü hipnoz olayı böyle bir vaka. Yani rüyadaymışsınız gibi olur, kendinizi ancak aynada veya birinin gözünde görebilirsiniz.

    Bu arada artan fotoğraf sayısı için webmaster ve fotoğrafçı arkadaşımıza teşekkür edeceğim ama ikisinin aynı kişi olabileceğini de tahmin edeyim, belki doğru çıkar. :) Senaryo yazmak güzel iş.

    Bu arada fotoğraflarda Gökhan abinin olduğu karedeki tabelayı çok sonradan anladım, “Bir açıklama yapılıyor?” yazısına bakınca tabelayı gökhan abinin elindeki bir cihazı açıklıyor gibi gördüm. Bu kare farklı olmuş. Bir süredir o nesneyi çözmeye çalıştım, bir de baktım ki tarfik uyarı tabelası.

    Yarınki fotoğrafların arasına halkın tepkisini de eklerseniz iyi olur, bir film çekilirken o bölge insanın davranış ve mimikleri de güzel kareler oluşturabilir.

    Bu kadar uzun yazdım çünkü, siteye ilk girişte bandwith uyarısı ile karşılaşınca biraz beklemek zorunda kaldık o arada yazacaklarımız birikti :)

    Tekrar tüm ekibe, hayırlı ve başarılı çalışmalar diliyorum. Allah yardımcınız olsun.

    Bu arada senaryo ile ilgili olarak bomba bir fikir geldi aklıma, Dr.Melih veya Nevin, Aslı’yı üçkağıda getirebilirler. Kitabın değerini bilen Dr.Melih ve Nevin, Aslı’dan aldıkları bilgi ile ileriki zamanlarda ondan önce Kitabı çalma planlarını gerçekleştirmiş olurlar.

    Aslı bu olayı filmin sonlarına yakın çözer, satışa geldiğini anlayınca son bir hipnoz seansı ile Dr.Melih ve Nevin’in nereye kaçtıklarını bulmaya çalışır. Dr.Melih ve Nevin aslında sevgililermiş. Ve Oktay Kaynarcanın (karakterin adını bilmiyorum ama Oğuz olabilir) başını çektiği antik eser kaçakçılık ekibi. Melih, Oktay’ın arkadaşıdır. Oktay sevgilisini ayarlar, Hedef profesördeki kitaptır. Bunun için Tıpçı Nevin, GSF Aslı ile arkadaşlık kurmuştur. Aslının kafasına hocasında yararlanabileceği özel kaynakların olabileceği fikrini düşürür.

    İzleyiciler filmin sonunda ne kadar mantıklı bir şekilde şaşırırlarsa senaryoyu o kadar taktir edebilirler. Tabii şizofren vakaları modasını yitirdiği için, şizofrenli bir son izleyiciye “yine mi” dedirtebilir. Şizofren olmayıp bir hipnoz vakası ve gösterisi içerikli son da şizofrene benzer gibi gözükebilir ama bence değil. Bu da güzel olabilir. Ama az önce yazdıklarıma benzer bir sonu izlesem gerçekten senaryoyu taktir ederdim.

    Bakalım nasıl birşeyler olacak.

  • 6. esra yazıcı  |  19 September 2006 tarihinde yazıldı. 12:17 am

    filmin sonunuda söyleyinde hiç izlemiyelim.tüm sempatisi ve özelliği baştan kayboldu. yine de başarılar…

  • 7. "BooZeR"  |  20 September 2006 tarihinde yazıldı. 1:25 pm

    RESİMLERE BAKILIRSA BEKLEMEYE DEĞECEK Bİ FİLM OLUO..
    AMA Bİ RESİM DİKKATİMİ ÇEKKTİ SON RESİM..:) ARADA Bİ KIZ OTURUO.. AMCAM SEN KAMERANIN ÖNÜNDE DURMALISIN ORAYA DAHA ÇOK YAKIŞIRSIN.. HARCAMASINLAR SENI ORALARDA..SENİDE GÖRÜRÜZ İNŞ. BÖÖLE PROJELERDE..
    İŞİN ŞAKASI GERÇEKTEN BEKLEDİĞİMİZE DEĞECEK Bİ ESER OLACAK BU FİLM..

  • 8. Talha Çelik  |  23 September 2006 tarihinde yazıldı. 3:40 pm

    Sevgili Esra, yazdıklarım benim kendi yorumlarım ve senaryom. Belki film yazdığım gibi çıkmayabilir ama benim aklımdan geçenler de bunlar. o yüzden kızmayın. Ama güzel bir senaryo olmuş ki, tepkiler de ona göre :))

Yorum yazın

Required

Required, hidden

Bazı HTML kodları kullanılabilir:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

Bu yazıyı izle  |  Yorumlara RSS yöntemiyle abonelik


Takvim

September 2006
M T W T F S S
« Aug   Oct »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Son Eklenenler